Chrome uzantıları gizlice sizi izliyor olabilir

İnternet tarayıcıları konu olduğunda, birçok güvenlik uzmanı Google’ın Chrome tarayıcısının gizlilik ve çevrimiçi güvenlik konusunda en iyi olduğu konusunda hemfikirdirler.

Ancak yeni bir güvenlik şirketi olan Detectify’ın gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre Chrome mağazasının bazı en popüler uygulamaları – Emoji Input, Speakit ve SuperBlock Adblocker gibileri de bunlar arasında –  saldırgan bir şekilde kullanıcılarını takip ediyorlar. Detectify’a göre bazı uzantılar, üçüncü tarafların kodlarını yükleyerek neredeyse kullanıcıların ziyaret ettiği her sayfayı izliyor. Bu şekilde Dropbox linkleri veya Facebook Connect yetkilendirmeleri gibi markalar da dahil spesifik bir kullanıcının herhangi bir sayfaya erişiminden ve tarayıcı geçmişinden “parmak izi almaları” mümkün oluyor.

Detectify’ın bulgularına göre uzantılar, bir kullanıcının ziyaret ettiği bütün sayfalara erişim izni gibi varsayılan yetkiler ile bunu yapabiliyor.

Detectify’da yer alan bilgiye göre “Bu yetkilerin bazıları yasal, uzantıların çalışması için gerekiyor. Ancak çoğunlukla uzantılar aynı zamanda sizin bütün tarayıcı trafiğinizi toplayan üçüncü tarafların kodlarını da içerisinde barındırıyor.”

Bu tarayıcı verileri daha sonra üçüncü parti analiz servisleri tarafından satışa sunuluyor, aylık belli bir ücret ödeyen herkes bu bilgileri görebiliyor.

Bir kullanıcının ne kadar bilgisinin izlendiğini görmek amacıyla Detectify, bu tür hizmetlerden birine üye olmuş. Şirketin elde ettiği sonuçlara göre ise Chrome uzantılarının ele geçirdiği veriler arasında dahili ağ URL’leri ve sadece bir kişinin ziyaret ettiği sayfalar gibi hassas tarayıcı geçmişleri bulunuyor. Bu da uzantıların spesifik bir kişinin tarayıcı geçmişine erişmesini ve tespit etmesini mümkün kıldığını gösteriyor.

Detectify,  “Sizin hakkınızda her şeyi gönderiyorlar. Her şeyi.” diye yazıyor. Yine Detectify’a göre üçüncü taraf şirketler tarafından takip kodlarını yüklemeleri için genellikle her kullanıcı için uzantılara ödeme yapıyor. Chrome uzantıları bunu açık sitelerde gizli bir şekilde yapıyorlar, genellikle dipnotlarda şöyle yazıyor:

Bazı uygulamalar izlenmekten vazgeçebilmeyi teklif ediyor. Detectify, hangi verileri topladığı belirsiz olan uzantıları kaldırmanızı tavsiye ediyor ve bu uzantıları kullanırken İnternet tarayıcınızın gizli pencere özelliğini kullanmanın bir olmazsa olmaz olduğunu belirtiyor. Ve eğer merak ediyorsanız, Firefox da bundan çok iyi değil.

Bütün bunlar da Superblock’un reklam sloganı olan “Sizin için daha fazla gizlilik” ifadesine inanmanızı güçlendiriyor.

 

Alıntı. – Siber Bülten – http://siberbulten.com/teknik/chrome-uzantilari-gizlice-sizi-izliyor-olabilir/

Google, en yetenekli takımların 5 ortak özelliğini açıkladı

Google, eğlenceli çalışma ortamları, 60 bin çalışanı ve 500 milyar dolarlık piyasa değeri ile dev bir küresel şirket. Bu konumunu koruyabilmek için her zaman en iyilerle çalışmak zorunda ve en iyileri elinde tutabilmek için en iyi ekipleri yaratmak zorunda.

Google’ın insan kaynakları yöneticileri 2 yıllık bir çalışma sonucu 180 takım ile yaklaşık 200 görüşme gerçekleştirerek iyi takımların özelliklerini ortaya çıkarmaya çalışmışlar. Bu çalışmanın sonucunda ise takımların dinamiklerinin, bireysel yeteneklerden daha fazla öne çıktığını görmüşler. Bu araştırmanın sonucunda da en çok öne çıkan 5 özelliği paylaştılar:

1- Psikolojik Güvenlik:

Her bir ekip üyesi, risk alma konusunda kendini daha güvende hissettiği zaman ve karşısındaki diğer ekip arkadaşları tarafından kötü etkilenmeyeceğini gördüğü zaman başarı oranının arttığı görülüyor. Julia Rozovsky, bu konunun araştırmaları içerisinde buldukları en önemli 5 başlıktan biri olduğunu söylüyor.

2- Güvenilebilirlik:

Google çalışanları, bir şeyleri zamanında bitirme konusunda kendine oldukça güveniyor ve takım üyeleri de birbirine güveniyorlar. Mükemmelliyetçi bir noktada buluşuyorlar.

3- Yapı ve Netlik:

Her bir takım üyesinin oldukça net görevi, planı ve hedefleri var. Google’ın ik yöneticisi Laszlo Bock, yapının stabil olması ve her şeyin net olması takımların başarısını artıyor diyor.

4- Kişisel olarak gerekli olduklarını hissetmek: 

Her bir çalışan, yaptıkları işin genel olarak ne kadar önemli olduğunu biliyor. Ekip içerisinde bulundukları rol, görevleri ve hedefleri işin tamamı için anlam ifade ettiği için herkes değerli hissediyor. Böylece takım için önemli olduklarını hissediyorlar.

5- Amaç:

Her ekip üyesi kendine yaptığı işin ne kadar anlamlı olduğunu soruyor. Cevap olarak “evet, bir şeyleri değiştiriyoruz” cevabını aldıkları zaman o iş çok daha yüksek ihtimalle başarıya ulaşıyor. Yaptıkları iş önemlidir ve dünyayı değiştiriyor.

http://sosyalmedya.co/google-en-yetenekli-takimlarin-5-ortak-ozelligini-acikladi/

Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt’ten e-posta kullanımında verim için 9 öneri

how google works
Google‘nin 2011 yılında emekliye ayrılan CEO’sunun “How Google Words” kitabında e-posta hakkında çok güzel önerilerde bulunuyor. Bu önerileri dikkate alarak diğer işlerinize zaman ve iş hayatında daha üretken olabilirsiniz.

how google works1

Schmidt’in en çok üzerinde durduğu ve en çok önem verdiği madde e-postalara hızlı dönüş yapılması. Bu konuda şöyle diyor: “Hızlı dönüş yapın. Sadece bazı e-posta için bu kuralı uygulamayın. Gelen e-posta kimden olursa olsun dönüş yapacaksanız en hızlı şekilde dönüş yapın.”

Eric Schmidt’in diğer tavsiyeleri şöyle: 

1- Kısa tutun. E-postayı gereksiz yere dallandırmayın. Yazdığınız her kelime ayrı sorumluluk anlamına geliyor ve ilerde sorun olabilir. Kısa tutmak sizin yararınıza olacaktır.

2- E-postalarınız mutlaka ayrıştırın. Etiketler, filtreler veya anlık hızlı aksiyonlar ile e-posta kutunuzu daima temiz ve düzenli tutun. Bunu yapmazsanız ilerde aradığınız önemli şeylere ulaşmak için çok fazla zaman harcamanız gerekir.

3- E-posta dünyasında “son giren ilk çıkar” mantığı ile hareket etmek oldukça yararlıdır. Eski e-posta genellikle bir şekilde halledilmiş olabildikleri için son gelen e-postaya en hızlı dönüş yapmak çok yararlı olacaktır. Tabi diğer e-postaları da unutmayın.

4- Konuyla ilgili size zaman kazandırabilecek veya faydalı olabilecek kişileri yazışmalarınıza dahil edin. “CC” yi kullanın.

5- BCC’yi kullanmayı unutmayın. Bazen, bazı bilgileri başkalarıyla gizliden paylaşmak faydalı olabilir.

6- Bağırmayın. (Hepimiz e-posta yazarken BAĞIRMAK nasıl oluyor biliyoruz değil mi?)

7- Gönderdiğiniz e-postaları takip edin. Okundu mu? Zamanında dönüş yapıldı mı? E-postayı göndermek her zaman yeterli olmuyor. Schmidt bu konuda “Mailbox app” kullandığını belirtiyor. Gmail’de tag’ler ile takip yapabilir, 3. parti uygulamalar ile kendinize hatırlatmalar belirleyebilir, detayları takip edebilirsiniz.

8- Yazdığınız e-postalarda belirli kelimeleri kullanmanız aramalar yaparken bu e-postalara ulaşmanızı oldukça kolaylaştıracaktır. Kafanızda farklı konular için belirleyeceğiniz bazı kelimeleri e-postalarda kullanmak yeterli olacaktır. (Konu başlıklarında da açıklayıcı olun.)

NOT-1:İnternet dünyasındaki genel teamül tamamı büyük harflerle yazılan maillerin karşı tarafa BAĞIRMAK – HAKARET ETMEK – KABALIK ETMEK anlamına geldiğidir.

 

http://sosyalmedya.co/googlein-eski-ceosu-eric-schmidtden-e-posta-kullaniminda-verim-icin-9-oneri/

Şirketlerin Bedava Sistemi

İnternette okuduğumuz, izlediğimiz, kullandığımız pek çok ürüne hiç para vermiyoruz. Bu şirketler nasıl ayakta kalıyor ve sürekli gelişiyorlar? Google’ın yüzlerce ürünü var bunları çoğu bedava, nasıl oluyorda bedava sunabiliyor?  Wired dergisinin editörü Chris Anderson’un yazdığı “Free” kitabı önemli ölçüde cevap veriyor.

Okumaya devam et “Şirketlerin Bedava Sistemi”

2012’de Google’ın gelirleri 50 milyar dolara ulaştı

2012’de Google’ın gelirleri 50 milyar dolara ulaştıGoogle 2012’nin üçüncü çeyrek bilançosunu borsanın kapanmasından 3 saat önce açıklaması ciddi bir soruna neden olmuştu. Google 2012’nin dördüncü çeyrek bilançosunu açıklarken bu kez aynı hatayı yapmadı ama bu kez de Motorola Home’un satışı rakamlarda bir karışıklığa neden oldu.

Google’ın yaptığı resmi açıklamaya göre firma 2012’nin son çeyreğini 14,42 milyar dolar gelir ile kapattı. Bu rakam bir önceki çeyreğe göre yüzde 8’lik, 2011’in aynı dönemine göre ise yüzde 36’lık bir artış anlamına geliyor.

Okumaya devam et “2012’de Google’ın gelirleri 50 milyar dolara ulaştı”